~Bir küçük Kore ve Seoul meselesi~
Merhaba pek sevgili okuyucu, ilk yazdığımız gezi rehberine hoşgeldiniz! Sizlere ilk rehberimizde, en sevdiğimiz şehirlerden biri olan ve Türkler tarafından bu ara çok popüler bir destinasyon olan Seoul’ü anlatacağız.
Öncelikle neden Seoul biraz bundan bahsedelim. Çoğunuzun bildiği gibi Seoul, Kore’nin başkenti ve aynı İstanbul gibi komşu küçük şehirleri de içine alarak geniş bir alanı kapsayan bir bölge gibi düşünebiliriz. Örneğin komşu şehirler olan Incheon ve Gimpo şehirleri çoğu ülkeden uluslar arası uçakların indiği havalimanlarına sahipler. Bu sebeple iki havalimanından birini kullanmanız halinde toplu taşıma, servis ve metro gibi her türlü ulaşım aracı ile Seoul şehir merkezine ulaşmanız oldukça kolay. Seoul’u seçme sebebimiz bizce hem başkent olması ve hem de yeni/eski Kore tarzını iç içe görebileceğimiz en iyi şehir olmasıydı. Bunun yanında tabi ki K drama K pop etkisini de göz ardı etmemiz doğru olmaz. Gitmeden önce o kadar çok film, dizi izleyerek müzik dinledik ki gördüğümüz ismini duyduğumuz her yere gitmek ve her şeyi yeme isteğimize de engel olamadık doğrusu.
Nasıl ulaşalım? Hadi ulaştık, Seoul içerisinde nasıl gezelim?
Çokça Kore drama dizisi seyrettik, KPop delisi olduk diyelim. Karar verdik toplanıp gitmeye, e peki nasıl ve hangi yollarla? Türkiye’de İstanbul üzerinden Koreanair, Asiana Airlines (star alliance üyesi ),Qatar Airways ve THY olmak üzere bir çok havayolu şirketi ile Kore’ye aktarmalı ya da aktarmasız Incheon ve Gimpo havalimanlarına ulaşmak mümkün. Ancak biz tercihimizi Star Alliance üyesi olmasına da güvenerek Asiana Airlines’tan yana yaptık. Hem ücret hem saat olarak uygun olmakla birlikte genellikle yerli halkın bu havalimanını tercih etmesi sebebi ile uçtuk. Daha önceden uzun uçak yolculuğu yapacaklara tavsiyem yoktur çünkü sıradan bir yurtdışı uçuşundan daha keyifli bir yolculuk geçireceksiniz size söz verebilirim. Uçağa bindiğiniz anda koreliler etrafınızı sarıyor bir anda ve tatlı tatlı tüm yol boyunca yüz maskelerini egzersizlerini yaparak geçiriyorlar. Uçaktaki yemekler ve koltuklar oldukça iyi asla sıkılmayacaksınız. Eğer siz seyahatinizi daha uyguna getirmek isterseniz Qatar Airways’i tercih ederek Doha’da aktarma yaparak -ama süreyi elbette biraz uzatarak- Seoul’e ulaşmanız mümkün. Kart limitleri ve banka hesapları kontrol edildi ise biletinizi paşa gönlünüze göre alınız.
Havalimanına indikten sonra (ki biz Incheon havalimanına indik) havalimanı metro hattı ile şehir merkezine ulaşım sağlayabilirsiniz. Burada size önerimiz kaç gün kalacaksanız o kadar sürelik bir metro kartı satın almanız ya da her istasyonda kartınıza para doldurarak da kullanabileceğiniz bir metro debit kart almanız. Çünkü gideceğiniz her türlü yere metro ile kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bu konuda Asya ülkelerinin eline bence kimse su dökemez. Gideceğiniz yere göre metro biletinin ücreti değiştiğinden günlük kart alımı ısrarla önerilmektedir.
Bileti aldık, şehre ulaştık. Peki nerede konaklayabiliriz?
Seoul’un oldukça geniş bir alana yayılması sebebi ile hemen hemen her bölgede konaklanacak güzel bir yer bulmak mümkün. Ancak bütçenizi iyi belirlemelisiniz , eğer gerçekten iyi bir bütçeniz var ise Iteawon ve Gangnam bölgelerinde kalabilirsiniz (bu bölgeler gece hayatı anlamında oldukça canlı olması sebebi ile) ama buralarda iki kişi gecelik ortalama 100 USD gibi bir bedel ödemeniz gerekebilir. Daha orta dereceli veya düşük bir bütçeniz var ise (bizim gibi) Hongdae, Sinchon, Myeong Dong ve Sangwansimni bölgelerinde kalabilirsiniz. Bu bölgeler de gezilecek yerlere bir kaç metro durağı uzaklıkta olmaları ve genellikle yerli halkın daha çok yoğunlukta olduğu bölgeler olmaları sebebi ile keyifli diyebiliriz. Özellikle bizim gibi turist haritasına bağlı kalmadan daha eski tip bir gezi anlayışınız var ise bu bölgeler size istediğinizi verecektir. Yerli restoranlarda tek kelime etmeden telepatik yöntemlerle çok çok güzel yemekler yiyerek gününüzü güzelleştirebilirsiniz mesela. Hepimizin malumu olan otel bulma sitelerinden, metro hattına yakın bir yerde kalabilirsiniz, yeter ki çok büyük ve lüks bir beklentiniz olmasın.
Geldik, kaldık ee haydi gezelim!!
Yukarıda da söylemiştik. Seoul oldukça geniş ve gezilecek yerler neredeyse şehrin her bölgesinde mevcut. Ama ilgi alanlarınız, şehire ayırdığınız süre ve bütçeye göre biz size bunları kategorilere ayırarak anlatmayı deneyelim.
Saraylar
Kore ve Seoul deyince aklımıza ilk gelen şeylerden biri zannedersem alabildiğine büyük saray yapıları ve bahçelerinde gezinen tatlı hanbok’lu (geleneksel kostümler, bakınız Google Amca) insanlardır. Bizim ülkemizde bulunan saray yapılarından oldukça farklı bir mimariye sahip korenin kraliyet sarayları. Çoğunlukla tahta malzemelerden yapılan ve içerisinde göller ve alabildiğine ferahlatıcı ağaçlık alanlar içeriyorlar. (Türkiye’de yeşil alan görmeye hasret olduğumuzdan gidince bir haset ve imrenme basmıyor değil) Bunlardan olmazsa olmaz saraylar Changdeokgung, Deoksugung ve Gyeongbokgung saraylarıdır. Sarayların içinde özellikle Gyeongbokgung sarayının nöbet değişimleri oldukça gösterişli ve görülmeye değer. Genellikle 3000 KRW ve 15000 KRW arasında bir giriş ücretleri var. (günlük kur birimlerini takip etmekte fayda var, durumlar malum)
Changdeokgung ~ Anguk İstasyonu (3 no’lu metro hattı -3 no’lu çıkış)

Deoksugung ~ City Hall Station (1 veya 2 no’lu metro hattı – 2 no’lu çıkış)


Gyeongbokgung ~ Gyeongbokgung İstasyonu ( 3 no’lu metro hattı – 5 no’lu çıkış )

Tarihi Alanlar ve Tapınaklar
Seoul’da tarihi alan dendi mi bizim aklımızın ve kalbimizin sahibi; Bukchon Hanok köyüdür. Bu köy ve bölgede çok eski dönemlerde yerli halkın yaşadığı evlerin korumaya alınmış bir bölgesini görebiliyorsunuz. Eskiden yerli halkın yaşadığı ve ticaret yaptığı bir yer olan bu köy şimdilerde turistik amaçlı bir açık hava müzesi ve geleneksel kore çayı içebileceğiniz hediyelik eşya bakabileceğiniz bir alan olarak karşınıza çıkacaktır.( Anguk İstasyonu– 3 no’lu metro hattı , 2 no’lu çıkış) Bu bölgedeki saray ziyaretlerinden sonra Bukchon bölgesini gezerek isterseniz kendinize geleneksel kore kıyafeti olan Hanbok’lardan kiralayarak fotoğraf çekimi yapabilirsiniz. Hanbok giyen insanları izlemek bize daha güzel geldiğinden bir de yazın gitmiş olmamız sebebi ile bayılmak istemediğimizden biz giymemeyi tercih ettik. Ancak bölgeyi gezdikten sonra geleneksel çay evlerinden birinde dinlenmenizi şiddetle tavsiye ederiz.

Jogyesa tapınağı ( Anguk İstasyonu– 3 no’lu metro hattı , 6 no’lu çıkış) Seoul’ün şehir merkezinde bulunan en büyük tapınak olarak düşünebilirsiniz. Bir Budist tapınağı olan Jogyesa oldukça populer hem yerli halk hem de turistik açıdan. Özellikle Kore yarımadasında başka bir şehire uğramayacaksınız görebileceğiniz en ihtişamlı tapınak budur. Ancak daha güney bölgelere doğru tapınakların yapısı değişirken yüzölçümü de genişliyor bu sebeple güneydeki tapınaklar çok daha gösterişli diyebiliriz, gitmek isterseniz aklınızda bulunsun.
Gece Hayatı
Hmmm gece hayatı dediğimizde sanırım akla ilk gelen yer hepimiz aynıdır….Hadi aynı anda tahmin edelim 3…2…1… Oppan Gagnam style. Evet maalesef bunu yapmalıydık çünkü mekan ve semt üzerine şarkı yapıldı ise ne kadar tuhaf bir yer olduğunu tahmin edebilirsiniz. Gagnam oldukça hareketli bir bölge aslında. Gündüzleri iş merkezleri olması sebebi ile her yerde lüks restaurantlar ,kafeler ve takım elbiseli korelileri görürken geceleri resmen bir değişim yaşayarak her yer gece klübü, bar, pub ve sokak eğlencesine dönüşüyor. Seoul’ün geri kalan bölgelerine göre daha pahalı olması sebebi ile bir nevi bizim buraların Etileri ne bilelim biz Nişantaşısı ama daha uç bir duruş sergiliyor. Mekanlar oldukça kaliteli ve fiyat performans oranları iyi diyebiliriz. Her eğlence anlayışına uygun mekan bulmak mümkün. Ama bizim en çok merak ettiğimiz şey kore dizilerinde gördüğümüz brandalı seyyar soju restaurantlarında ramyeon ve kimchi yemek olduğu için tercihimizi buradan yana yaptık. Ama neon tabelalar güzel yemekler yiyebileceğiniz restaurantlar ve alabildiğine oyun salonları burayı sarmış durumda bizim tavsiyemiz en azından 1 akşamınızı burada geçirmeniz yönünde.( Gangnam İstasyonu – 2 no’lu metro hattı , 10. Yada 11.’I çıkış)

Tam olarak Gagnam ile aynı özelliklere sahip daha sakin daha az turistik bir yer arıyorsanız Iteawon sizin için önerimiz olacaktır. Özellikle güzel hamburger ve bira ikilisi için burası olmazsa olmaz diyebiliriz. (Itaewon İstasyon – 6 no’lu Metro hattı)

Veeee bizim ve de muhtemelen koreli gençlerin favorisi olan Hongdae. Hongdae adını bölgede bulunan üniversiteden adını alıyor aslında ve tahmin edebileceğiniz gibi daha çok üniversite öğrencileri ve yeni işe başlamış beyaz yakalı ‘young adult’ diye tanımlanan bir yaş grubuna hitap ediyor. Hem gece hem gündüz ziyaret edildiğinde farklı şeyler sunan hem alışveriş hem yemek hem eğlence için oldukça geniş bir yelpazeye sahip bir bölge Hongdae. Sokakları performans sanatçıları doldururken iliklerinize kadar ‘işte şimdi KOREDEYİM’ çıldırmasını yaşayabileceğiniz bir bölge. Ayrıca dizi ve filmlerde gördüğümüz meşhur karaoke stüdyolarının en uygun fiyatlı ve güvenilirleri burada. Karaoke stüdyolarının da güvenirliliği mi olurmuş demeyin eğer tekinsiz bir yerde karaoke bara giderseniz dolandırılabilirsiniz bile diye biliyoruz. Bu sebeple biz Hongdae’deki karaoke barları ,Korean barbekü restaurantlarını ve kozmetik dükkanlarını kısacası Hongdae ‘deki her şeyi öneriyoruz. Seoulde kaldığımız 1hafta boyunca minimum 4 akşamımızı Hongdae’de geçirdik ve asla pişman değiliz. (Hongik Universite İstasyonu – 2 no’lu metro hattı,9 no’lu çıkış)

Hediyelikler, Alışverişler ve diğer bütçe düşmanı hususlar
Eeeee o kadar koreye geldik hediyelik bir şeyler almayacak mıyız diye yakarıyorsanız siz de haklısınız. Çünkü Seoul bu konuda oldukça geniş bir yelpazeye sahip. Pahalı/Ucuz, Kaliteli/Kalitesiz her şeyi bulabilirsiniz; elektronik, giyim, mücevherler, kozmetik, Kpop ürünleri ve diğer dünyevi ıvır zıvırlar..
Bunun için en başta gelen bölge Myeong-dong (Myeongdong İstasyonu – 4 no’lu metro hattı , 6 no’lu çıkış).Yerli ve yabancı her türlü kozmetik ürünü,giyim ve teknolojik aletleri burada bulabilmek mümkündür. Ayrıca oldukça canlı bir bölge olması sebebi ile 3.dalga kahvecileri ve temalı kafeleri ile de meşhurdur.
Insa-dong (Anguk İstasyonu – 3 no’lu metro hattı,6 no’lu çıkış) Myeong-dong’a göre çok daha sakin ama aynı tarzda bizim istiklal caddesi kıvamında bir bölgedir.
Yerli Pazar olarak da Gwangjang Market (Jongno 5-ga İstasyonu – 1 no’lu metro hattı, 8.çıkış) ve Namdaemun Market (Hoehyeon İstasyonu – 4 no’lu metro hattı ,5.çıkış ) mevcut.Bu iki Pazar daha çok yerli halkın Pazar alışverişlerini yaptığı ya da sokak lezzetlerini tatmak için geldikleri birer bölgedir.Burada herhangi bir öğlen gelerek öğle yemeğini sokak lezzetlerinden yiyerek ve kdrama/kpop karakterlerini içeren hediyeler bakarak geçirmek için gelebilirsiniz. Eğlenceli olacaktır bize inanın 😊
Bir küçük seyirlik meseleler
Seoul’de geçirdiğimiz 5 günün sonunda artık neon tabela ve saraylara doymamız sebebi ile daha çok sakinlik aradığımız bir iki gün geçirmek istedik. Eğer sizin de böyle bir düşünceniz var ise gidebileceğiniz iki adet bölge mevcut ;
Han Nehri bölgesi ( Dangsan İstasyonu – 2 no’lu metro hattı – 4.çıkış ) daha sakin ve korelilerin daha çok çift olarak takıldığı romantik nehir kenarı yürüyüş yolu ve restaurantlarından oluşan bölgedir. Bu bölgede özellikle havanın güzel olduğu bir gün tüm gününüzü geçirebilirsiniz. Kay kay yapanlar,sokak sanatçıları ve piknik yapan bisiklet binen insanları izlerken bile huzur dolabilirsiniz, benden söylemesi.
Namsan bölgesi (Seoul Merkez istasyonu yürüme mesafesi) seyir tepesi gibi düşünebilirsiniz. Seoul tanıtımlarında yer alan o meşhur kulenin yer aldığı yeşilliklerle kaplı bir dağın zirvesi aslında burası yürüyerek çıkmak oldukça zor olduğundan teleferik yolu ile dağın zirvesine çıkarak küçük bir yürüyüş turu yapmanız gözleriniz açısından mükemmel bir lezzet olacak. SÖZ.
Seoul’de ne yiyeceğiz ulan?
Kore mutfağı genel olarak kızartma ve karbonhidrata dayalı olsa da yendiğinde asla pişman olunmayan ve mideyi rahatsız etmeyen yiyecekler ile doludur;
Ramyeon,Kimchi,,Bimbimbap,Bulgogi,Japchae,Gimbap,Tteokbokki,Tonkatsu,Jjajangmyeon,Korean Barbekü,Kanpungki ve daha niceleri…….. Gittiğinizde ne yiyeceğinize kolay karar vermeniz açısından kısaca anlatımlarını yapalım isteriz.
Ramyeon: Japonların ramenine oldukça benzeyen noodle çorbası olan Ramyeon’u Japon ramenlerinden ayıran en önemli özelliği baharatları diyebiliriz. Suyunda bulunan acı baharatların karışımı ve yanında gelen kimchi ile tüketimi oldukça yatkındır. K-drama izleyenlerin oldukça aşina olduğu sokak aralarındaki seyyar brandalı restaurantlarda ramyeon yiyerek,sojunuzu yudumlamanızı şiddetle öneririz.

Bulgogi: ilk çıkış yeri Korenin Gyeongju şehri olan çeşitli sebzeler pilav ve et ile ayrı ayrı bir tabağın içerisinde servis edilen ve isteğe göre sizin karıştırdığınız veya ayrı tükettiğiniz bir ana yemektir.
Kimchi: Oldukça acılı fermante edilmiş lahana turşusu olan kimchi korelilerin vazgeçilmez side dish’i diyebiliriz. Çoğu restaurantta kimchi ve su bedava olarak müşterilere sunulur.
Japchae: Normal noodlelardan tek farkı şeffaf olması olan bu yemek genellikle et ile birlikte tütekilir.
Jjajangmyeon: Korelilerin domuz eti ve özel siyah fasulye sosu ile birlikte karıştırarak tükettikleri güzeller güzeli noodle.
Kanpungki: Ana ilham kaynağı Çin mutfağı olan ancak acılı soslara düşkünlükleri ile bilinen Korelilerce uyarlanmış acı soslu kızarmış tavuk.
Soju: Korelilerin en çok sevdiği yerli içki olan pirinç votkası.
Bizden şimdilik bu kadar, herhangi bir geri dönüşünüz veya sorunuz olursa bizimle iletişime geçebilirsiniz…
안녕히 가세요 🙂